Bakmanın, görmenin, algılamanın sükutu
Eski insanların; kendilerine, etraflarına, doğaya, oluşlara, değişimlere, insanlara... olan "dikkatli nazarı"na hayranlığımı size bildirmek istiyorum. Sanki "eski" insanlar, daha iyi görüyorlardı, daha iyi algılıyorlardı... Etrafında olup bitenleri daha iyi yorumluyorlardı... Kendi bedenlerindeki evrilmeleri çok daha iyi kavrıyorlardı...
Sanki "eski" insanlarda ayık olan birşey, biz modern insanlarda kapalı...
Örneğin, bir tür tarihsel metinler olan Hazreti Peygamber dönemini anlatan hadis metinleri, bu tür bir "ayık" nazarın, pürüzsüz bir zihnin, dikkatli bir bakışın sonucudur... Bir söz karşısında muhatabın yüzünde ve bedeninde oluşan mimikler, etkiler ve tepkiler, gözleyicinin kaydı altına giriveriyor...
Eskilerin öyle bir nazarı varmış ki, doğada akıp giden değişimlerin oluş ve bitişlerini, duyarlı ve dikkatli bir seyir ile kayda almışlar... Öyle olunca şöyle olacağını, sadece bir gözlem becerisi ile bilebiliyorlardı. "Eski" insanlardan sayısız örneği bir kenarda tutuyorum...
Yıllar boyunca, hep satır aralarında zihnimin bir yerine yapışıp kalan bu önemli ayrıntılar, esasen bir yanıyla bakma biçimlerimizle ilgili bir köken sorgulamasının sonucuydu...
Modern insan bir yanıyla bakmayı unutan, görme yetisi evrim geçiren ve en ilkel aşamaya indirgenen, çok ciddi boyutlarda algılama problemleri çeken tuhaf bir yaratığa dönüştü...
Bu konuda tefekkürümü sürdürüyorum... Henüz buraya aktarmadığım birşeyler daha var... Şimdilik bu kadar..
Sanki "eski" insanlarda ayık olan birşey, biz modern insanlarda kapalı...
Örneğin, bir tür tarihsel metinler olan Hazreti Peygamber dönemini anlatan hadis metinleri, bu tür bir "ayık" nazarın, pürüzsüz bir zihnin, dikkatli bir bakışın sonucudur... Bir söz karşısında muhatabın yüzünde ve bedeninde oluşan mimikler, etkiler ve tepkiler, gözleyicinin kaydı altına giriveriyor...
Eskilerin öyle bir nazarı varmış ki, doğada akıp giden değişimlerin oluş ve bitişlerini, duyarlı ve dikkatli bir seyir ile kayda almışlar... Öyle olunca şöyle olacağını, sadece bir gözlem becerisi ile bilebiliyorlardı. "Eski" insanlardan sayısız örneği bir kenarda tutuyorum...
Yıllar boyunca, hep satır aralarında zihnimin bir yerine yapışıp kalan bu önemli ayrıntılar, esasen bir yanıyla bakma biçimlerimizle ilgili bir köken sorgulamasının sonucuydu...
Modern insan bir yanıyla bakmayı unutan, görme yetisi evrim geçiren ve en ilkel aşamaya indirgenen, çok ciddi boyutlarda algılama problemleri çeken tuhaf bir yaratığa dönüştü...
Bu konuda tefekkürümü sürdürüyorum... Henüz buraya aktarmadığım birşeyler daha var... Şimdilik bu kadar..
